23 Haziran 2009 Salı

Kekik ve Kekiğin Faydaları

Kekik dostumuzla yakından tanışıyorsunuzdur. Yüzyıllardır süre gelen bir gelenek gibidir kekik kullanmak. Aromatik yapıları biz insanları hep çekmiştir. Kekik uçucu yağının halk arasında kullanımı baya yagındır. Kekik suyu kullanımı (aslen bu su kekiğin yağ altı suyudur.) bu senelerde daha da artmıştır. Özellikle bayanlar kilolarını muhafaza etmek biraz daha zayıflamak amaçlı kullanmaktadırlar.

Doğanın şifalı elinin her zaman üstümüzde olduğunun küçük bir göstergesi kekik. Hangimizin mutfağına girmemiştir, salatalarımıza yemeklerimize aramasıyla hoşluk katmamıştır. Eminim herkesin mutfağında ufakta olsa bir yeri vardır. Özellikle et yemeklerinde, sebzelerden de kabak yemeğine ne de güzel yakışır. Salata sosuna karıştırılan bir tutam kekik damağımızda ne de hoş bir tat bırakır. (Laf aramızda ben bayılırım kekikli salataya.)

kekik sıcak bir bitkidir doğasıyla. Hepimizin içine aramosını yayar.Yapısı gereği de güneşi ve sıcağı seven bir bitkidir. Sıcak topraklarda yetişir. Bodur bir bitkidir. Türkiye'nin her yerinde yetişebilen bir bitkidir. Her yörenin kekiği farklı yapıdadır. İçeriğindeki kimyasal maddelerin oranı yetişme yerine göre değişmektedir ama genel özellikler aynıdır.

Kekik çok rahat bulunabilen bir bitkidir.Ormana çıktığınızda toplayabileceğiniz, pazardan yaş halde alıp kurutabilir ya da marketlerden kurutulmşunu alabilirsiniz.Evinizde saksınızda bile yetiştirebilirsiniz.:)

Elimizin altındaki dostumuzun faydaları nelermiş dediğinizi duyar gibi oldum;) hemen yazıyorum...

Yazacaklarımı bizzat uyguladım,iyi geliyor tavsiye edilir;)

Çayının yapımı çok kolay ve ferahlatıcı bir etkisi var, sinirleri yatıştırıcı, mideyi rahatlıcıdır. Boğaz tahrişi, öksürük, gribal enfeksiyonlarda kullanılmasını tavsiye ederim.

Sabahları bir bardak kekik çayını içtiğinizde vücudunuzda iyi ve güzel şeylerin harekete geçtiğini hissedeceksiniz. Özellikle soğuk havalarda şifa niyetine hasta olmasanızda için bence.

Gargara biçiminde de kullanabilirsiniz kekiği. Bronşit ve öksüreğe iyi gelir. Ağız yaralarını geçirmeye birebirdir. Mutlaka deneyin faydası olacaktır. İster çay gibi için, ister gargara yapın. Günde iki üç bardak içimi yarayı iyileştirir. Ders çalışanlara tavsiye, zekanızı açmak için kekik kullanabilirsiniz. Çayını normal demleme şeklinde yaparsanız daha güzel olur.

Alkol bağımlılığına karşıda kullanımı vardır. sara hastalığında kullanılabilinir.

Kekik romatizmal ağrılara da iyi gelir. zayıf ve solgun Çocukara kekik banyosu yaptırılabilir, yetişkinlerde banyosunu yapabilirler.

UYARILAR : Kekik Çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Hamilelerin (Düşükleri kolaylaştırır ve bebeğin rahimden çıkmasını çabuklaştırır.) kullanmaması tavsiye edilir. Önerilen dozlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.

Kullanım biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik,orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.

Kekik Banyosu: 70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.

Kekik Tentürü : Öğlen güneşinde toplanmış ve ince kıyılmış çiçekli dallar, gevşekçe, bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üstüne konyak veya 35-40 derecelik etil alkol, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir.14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak, güneşli ve sıcak bir ortamda bekletilir, sonra tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.

Bitki yastığı: Öğlen güneşinde toplanıp kurutulmuş çiçekli dallar, ince kıyılarak keten bezinden yapılmış bir yastığa doldurulur ve ağzı dikilir. Yatmadan önce sıcak, kuru hava ile (Örnek : Kaloriferin üzerinde veya saç kurutma makinası kullanılabilir) ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

Kekik Yağı: Aynı tentür işlemi gibidir, konyak yerine, sızma zeytinyağı kullanılır. Bir şişenin içine doldurulan çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.

Karışım: Öksürüğe karşı, 2 ölçü kekik, 1 ölçü sinirliot, 1 ölçü ezilmiş anason iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki "Çay Hazırlamak" başlığı altında belirtildiği şekilde demlenir ve balla tatlandırılarak, küçük yudumlarla içilir.

Hepinize faydalı olması ve kullanmanız dileğiyle. sevgilerimle.....

Domatesin Faydaları

DOMATESİN FAYDALARI

Kulağa ilginç geliyor olsa da, domates bazen derdi ve tasayı silip götürebilir. Her ne kadar, bu aralar çokça duyduğunuz, domatesin prostat kanseri riskini azalttığına dair yeteri kanıt yok yorumlarına rağmen, kanıtlanmış birçok yararını size sayabiliriz.
Domatesin içeriğinde bulunan A ve C vitaminleri, folik asit, potasyum, gıda lifi ve koruyucu antioksidanların yararları tartışılamaz. Organik domatesler, bazı kimyasallardan arınarak yetiştirildiği için, daha fazla flavonoit içerirler. Aynı zamanda antiviral özellikleri bulunur. Size sunduğumuz 5 madde ile, neden sandviçlerinize, omletlerinize, soslarınıza ve salatalarınıza domates eklemenin önemini göreceksiniz.

Cildinizi Korur: Kabuğu incecik bu meyvenin, cildinize güneş koruyucu krem etkisi sağladığını biliyor muydunuz? Yapılan bir araştırmada, güneş yanıklarından şikayetçi ve güneşe karşı hassas cilde sahip olan bir grubun günlük beslenmelerine domates eklendi. Akdenizde yaygın olan bu tarz bir beslenme düzeni uygulayanların ciltlerinin, 10 hafta sonunda güneşin UV ışınlarına karşı daha güçlü bir hal aldığı belirlendi.

Yaşlanmaya Karşı Savaşır: Domateslerin, serbest radikalleri önleyici likopen ve beta karoten içerdiğini söylemiştik. Bazı hücrelerde, serbest radikaller DNA ya %42 ye varan hasarlar verirler. Domatesleri, her zaman tavsiye ettiğimiz az miktarda zeytinyağı ile birlikte tükettiğinizde, yaşlanmaya karşı vücudunuz daha güçlü bir hale gelir. Gerçek Yaşınız hesaplanırken, kan basıncı seviyeniz çok önem taşır. 115/76 ve daha az seviyede bir kan basıncı seviyesi sayesinde, 12 yıla kadar gençleşebilirsiniz.

Kan Basıncınızı Düşürür: Tostlarınız içine domates ekleyin. Bu meyveler (hayır yanlış yazmadık, domates meyvedir, sebze değil) kan basıncınızı düşürmeye yararlar. Hipertansiyondan şikayetçi bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların günlük besinlerine domates eklendi. 8 hafta süren araştırmada her gün domates tüketen hastaların sistolik kan basıncınca 10 derece düştüğü ve diyastolik kan basıncı değerlerinin de 4 derece düştüğü gözlendi.

Gribi Önler: Karotenler (likopen ve beta karoten) gibi sebze ve meyvelerden elde edilen koruyucu pigment değerleri düşük olan insanların, günlük domates tüketmesi önerilir. Bakteri ve virüslerle savaşmaya yardımcı olan karoten bileşikleri çok önemlidir. Günlük domates ihtiyacınızı bir bardak domates suyu ile giderebilirsiniz. Göreceksiniz, soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudunuz çok daha dirençli olacaktır.

Kolesterolü Kontrol Eder: Günde bir domates, sizin arter ve kalp sorunlarınıza karşı olan savaşınızda en güçlü dostunuz olabilir. Günlük domates yemeye başladıktan sonraki 4 hafta içerisinde HDL kolesterol seviyeniz %15 artar, bununla beraber LDL kolesterol seviyeniz düşer.

Anlatığımız domatesin kanıtlanmış faydalarıdır. Türkiye’de herkesin bildiği markalaşmış Tokat domatesi üretiminde kimyasal bir katkı maddesi kullanılmadan doğal olarak yetiştirilip Tüm Türkiye başta olmak üzere, İhracat (Rusya,Irak,) yolu ilede satılabilen Eşsiz bir doğal vitamin deposudur.

e-mail:info@zilepekmezi.com

Bu meyveleri tüketin, hastalıktan kurtulun

Yazın güneş çarpması, gıda zehirlenmeleri ve sıvı kaybının neden olduğu rahatsızlıklara dikkat.. Bu meyveleri tüketin! Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Funda Elmacıoğlu, yazın güneş çarpması, gıda zehirlenmeleri ve sıvı kaybının neden olduğu rahatsızlıklara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi

Emacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz aylarında sadece güneşten değil, yanlış beslenme tarzından da korunulmasının önemli olduğunu vurguladı.

Sezon ve günlerin uzaması nedeniyle beslenme alışkanlıklarında değişimler yaşanabileceğini belirten Elmacıoğlu, dikkat edilmemesi halinde bunun sağlığı olumsuz etkileyebileceğine söyledi.

Güneş çarpmalarının yanı sıra özellikle gıda zehirlenmeleri ve sıvı kaybının neden olduğu rahatsızlıklara dikkat edilmesini isteyen Elmacıoğlu, şunları kaydetti:

'Yaz boyunca bedenimizi yorgun düşürmemek adına, az ve sık beslenmeye özen göstermek ve öğün atlamamak gerekir. Sıcaklar nedeniyle oluşan iştahsızlığın önüne geçmek ve sindirim sistemini rahatlatmak amacıyla hafif ve su içeriği yüksek besinler sıklıkla tercih edilmelidir. Sofralardan salatalar, zeytinyağlı sebze yemekleri ve meyveler eksik olmamalıdır. Özellikle sıcak havalarda açıkta satılan gıdalardan uzak durulmalıdır. Hazırlanan besinler soğutucuda muhafaza edilmeli, açıkta bekletilmemelidir. Sıcakta kısa sürede bozulan besinler zehirlenmelere neden olur.'

Elmacıoğlu, yaz aylarında artan sıcaklıkların bebek, çocuk, yaşlı ve hamileler ile tansiyon, kalp, şeker gibi kronik hastalıkları bulunan kişilerde sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabileceğini bunun için de beslenmenin önem taşıdığını bildirdi.

Sıcak yaz aylarında besinler seçilirken hafif ve sulu gıdaların tercih edilmesini öneren Elmacıoğlu, şunları söyledi:

'Kızartma ve aşırı yağlı besinler yerine taze sebze ve meyvelere ağırlık verilmelidir. Yaz aylarında vücut direncini artırmak, vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alımını sağlamak için, her gün birkaç porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir. Ayrıca, mercimek, nohut gibi besinlere sofrada yer verilmeli, fırında pişirme, ızgara ve haşlama yöntemleriyle hazırlanan besinler tercih edilmelidir.'

Yaz mevsimi beslenmesinde meyve tüketiminin ayrı bir önemi olduğunu da ifade eden Elmacıoğlu, meyvelerin lezzetleri dışında yoğun antioksidan içerikleri nedeniyle de sıklıkla tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

-MEYVELER-

Elmacıoğlu, karpuz ve kavunun vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı olduğunu, şeftalinin cilt sağlığını koruduğunu, kiraz, vişne ve kırmızı erik gibi meyvelerin ise içerdikleri biyoaktif öğeler ile kansere yakalanma riskini azaltığını vurguladı.

Yaz aylarında su tüketiminin de ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Elmacıoğlu, şu bilgileri verdi:

'Günlük su ihtiyacı diğer mevsimlere göre artan terleme nedeni ile yaklaşık iki katına yani 2,5-3 litreye ulaşır. Bu nedenle yazın daha fazla ve sıkça su tüketilmelidir. Sıcaklarda aşırı terleme sonucu vücuttan suyla beraber, sodyum, potasyum gibi mineraller de atıldığı için bu durum halsizlik, nabız zayıflığı, yorgunluk ve dolaşım bozukluklarına yol açabilmektedir. Sıvı kaybını önlemek için günde en az 2-2.5 litre su içmeye özen gösterilmelidir.'

Elmacığlu, asitli ve gazlı içecekler yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çaylarının tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Enerji veren ve Koruyucu Doğal İlaç




Antepfıstığı enjerji hapı gibi

Son günlerde Siirt ile Gaziantep arasında tescil tartışmasına sebep olan antepfıstığının kilo yapmadığı ve kalbi koruduğu, kötü kolesterolü ve kan şekerini de düşürdüğü tespit edildi.

Antepfıstığı Tanıtım Derneği Başkanı Zeki Yağcı, yaptığı açıklamada, Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) ile yaptıkları bir araştırmada antepfıstığının insan sağlığına faydasını bilimsel olarak ortaya koyduklarını belirtti. Yağcı, 1.5 yıl süren araştırma sonucunda, antepfıstığının kan şekerini yüzde 10 oranında düşürdüğü ve diyabete karşı koruyucu etkisi olduğunun tespit edildiğini kaydederek, "Antepfıstığının demir içeriği yüksek bir gıda olduğu, ülkemizde kadınlar ve çocuklarda önemli bir problem olan anemiyi (kansızlık) önlediği tespit edilirken, osteoporozun korunmasında, zengin B vitamini ve kalsiyum içeriği ile sağlıklı beslenmenin de bir parçası olduğu belirlendi" dedi.

Antepfıstığının yağlı bir gıda olmasına karşılık kilo aldırmadığının tespit edildiğini ifade eden Yağcı, şunları söyledi:

"Antepfıstığının yağlı gıda olmasından dolayı insanlar kilo alımından endişelenebilirler. 100 gram antepfıstığında 560 kilogram kalori var. Yapılan araştırmada, yüksek kalorili bir ürün olmasına rağmen antepfıstığının kilo alımına neden olmadığı tespit edildi. Yemiş tüketmek açlığı bastırmakta, diğer yiyeceklerin tüketiminin azalmasına neden olmaktadır. Ayrıca yemişlerin yağı depolanmak yerine yakılıyor. Antepfıstığının, Akdeniz diyetindeki doymamış yağ asitlerinden zengin bir gıda olarak kalbi koruyucu

etkisi de vardır. Endotel, kan damarlarının içyüzünü döşeyen bir yapıdır. Hasarlanmasında insanlarda damar sertliği ateroskleroz ile başlayıp ilerleyici kalp hastalıklarına yol açmaktadır. Biz çalışmamızda antepfıstığının damar yapısını düzenlediğini ve damar tıkanıklığını engelleyebileceğini ve damarda yüzde 33 oranında genişleme yapabileceği sonucunu bulduk. Bu parametre daha önce diğer kuruyemişlerle yapılan çalışmalara göre çok daha yüksek. Antepfıstığı yüksek oranda doymamış yağ özelliği nedeniyle kötü

kolesterol olarak bilinen LDL'yi yüzde 12 oranında düşürdü. Ayrıca, daha önce hiçbir çalışmada düşüşü gözlenmeyen trigliserid değerlerini düşürdüğünü de bulduk. Antepfıstığının kalp sağlığı üzerinde hiçbir olumsuz etki yapmadığı, iyi huylu kolesterolü yükselttiği ve kötü huyluyu düşürdüğü de belirlendi. Ayrıca antepfıstığı yüksek oranda antioksidan içeriyor. Sadece üzümde ve şarapta bulunan resveratrol antioksidanın, antepfıstığında yüksek miktarda olduğu tespit edildi. Resveratrolün, bazı kanser türlerine iyi geldiği biliniyor."

Yağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Araştırmada, antepfıstığının kardiyovasküler sistem hastalığı riski olanlarda en etkili diyet olabileceği ifade ediliyor. Antepfıstığı hem insan sağlığı hem ekonomik değeri açısından çok önemli bir ürün. Özellikle çocuklara günde bir avuç fıstık yedirilirse hem zeka düzeyine hem fizyolojik gelişimlerine büyük katkı sağlanmış olur. Antepfıstığı hiç endişe edilmeden her zaman tüketilebilir. Ben buna 'sıkılaştırılmış enerji hapı' diyorum, bu ürüne mutlaka sahip çıkmalıyız. Antepfıstığının afrodizyak etkisi de unutulmamalı."

ARAŞTIRMA SONUÇLARI

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cahit Bağcı ve Uzm. Dr. Yasemin Baltacı tarafından yapılan araştırmada, antepfıstığının kalbi koruduğu, kötü kolesterolü düşürdüğü ve diyabete karşı koruyucu etkisi bulunduğu, kilo aldırmadığı ve kansere karşı koruyucu etkisi olduğu tespit edildi. Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Antepfıstığı Tanıtım Derneği'nin katkılarıyla 1.5 yıl süren araştırmada, ortalama 22 yaşında 69 kilo ağırlığında 175 santimetre boyunda olan sağlıklı

32 polis meslek yüksek okulu öğrencisi üzerinde antepfıstığının kardiyovasküler hastalıklardaki rolü belirlendi. Araştırma sonuçlarına göre, doymamış yağ asitleri (omega-6) açısından zengin olan ve kolesterol içermeyen antepfıstığının kalp sağlığını koruduğu, damar yapısını düzenlediği ve damarda yüzde 33 oranında genişleme sağladığı belirlendi. Her gün 100 gram kavrulmuş antepfıstığı yenilmesi durumunda kötü kolesterol LDL'nin yüzde 12 oranında düştüğü, kan glikozunun yüzde 10 oranında düştüğü ve diyabete

karşı koruyucu etki yaptığı tespit edildi. Zengin demir, B vitamini ve kalsiyum içeriği sayesinde antepfıstığının kansızlığı önlediği, kilo alımına neden olmadığı ve yüksek antioksidan içeriği nedeniyle bazı kanser türlerine iyi geldiği tespit edildi.

Araştırmanın, dünyada bir çok tıp dergisinde de yayımlandığı bildirildi.

Saygılarımızla

Gülümser & Haldun Keskin

Dogadan Evinize

keskinlergenpa.com

TURKIYE'NIN EVE TESLIM EN DOGAL ALISVERIS SITESI


17 Haziran 2009 Çarşamba

En çok utandıran sağlık problemleri!

Açılamıyor, açılamadığı için de ciddi problemler yaşıyor. Birçok insan doktora gitmeye utandığı için bu hastalıklarla nasıl başedeceğini bilemiyor.

Sun gazetesinde yer alan haberde, en utanç verici sağlık problemleri ve bunları düzeltmenin yolları şu şekilde açıklandı:

1. Ağız kokusu: Nefesinizin kötü kokması genellikle sabahları, özellikle ağzınız açık olarak uyuduğunuzda görülür. Fakat bazı insanlar, sosyal hayatlarını etkileyen ağız kokusundan, sürekli şikayet eder.

-Nedeni: Susuzluk, bakımsız dişler, iltihaplı dişetleri ya da çok fazla alkol. Nadiren sünüs ya da akciğer sorunu da ağız kokusuna yol açabilir.

-Tedavisi: Yeni bir diş fırçası alın ve dilinizi de fırçalayın. Tükürük akışınızı düzenlemek için sigara içmeyin, daha az kahve ve daha fazla su için. Eğer herhangi bir değişiklik olmazsa doktora ya da dişhekimine gidin.

2. Cilt sorunları: Herkesin sizi işaret ettiği hissine kapılabilirsiniz, ancak cilt sorunları başkaları için daha az aşikardır. Akne ve egzama, utanılan en yaygın cilt sorunlarından ikisidir.

-Nedeni: Akne, pul pul olan olan ve kaşınan cilt.

-Tedavisi: Akne reçetesiz ilaçlara genellikle yanıt veriyor, eczacınıza sorabilirsiniz, ancak bazen dermatologa gitmeniz gerekebilir.

3. Aşırı terleme: Aşırı kiloluysanız, aşırı alkol tüketiyorsanız ya da fazla baharatlı yiyecekler yerseniz terleyebilirsiniz. Ergenlik çağındakiler de aşırı terler.

-Tedavisi: Kilo verin, içkiyi kesin ve güçlü bir ter önleyici kullanın. Bunlar işe yaramazsa, doktorunuza gidin.

4. Kızarma: Birçok insan zor durumda kaldığında yüzü kızarır. Fakat bazı insanlar ise şapkası düştüğünde ya da hiçbir neden olmaksınız kızarır.

-Nedeni: Sıcak basması menopozdan kaynaklanır. Bazı insanlar Çin yemeklerinde bulunan monosodyum glutamat isimli tatlandırıcı maddeyi yedikleri zaman kızarırlar.

-Tedavisi: Eğer ergenlik çağındaysanız, kızarıklık bundan kaynaklanıyor. Değilseniz, baharatlı yiyecekleri, alkol alımını ve sıcak içecekleri kesin, kalın giysiler giymeyin.

5. Obezite: İnsan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olan obezite son yıllarda tüm dünyada hızla yayılıyor.

-Nedeni: Genelde yaktığınızdan daha fazla kalorili yiyecekler yemekten meydana geldiği biliniyor. Ancak, bazen obezitenin altında başka nedenler yatıyor: kortizon tedavisi veya troid bezinin az çalışması gibi.

-Tedavisi: Eczacınızdan yardım alabilir, internette diyet sitelerine bakabilir ya da WeightWatchers isimli Amerikan diyetini uygulayabilirsiniz.

6. Bağırsak Problemleri: İnsanlar günde ortalama 12 kez gaz çıkarırlar. Ancak, bunun daha sık olması bir sağlık sorunu olduğunun göstergesidir.

-Nedeni: Sık sık gürültülü gaz çıkarıyorsanız, bunun nedeni İrritabl Bağırsak Sendromu ya da bağırsak kanseri olabilir. İshale gelince, küçük çocuklardaki rotavirüs gibi enfeksiyonlar en yaygın nedendir. Yetişkinlerde görülen bağırsak sorunları ise besin zehirlenmesi, ishal, bağırsak kanseridir.

-Tedavi: Gaz çıkarmamak için, gazlı içeceklerden uzak durun ve hava yutmamak için daha yavaş yemek yiyin. Eğer, belirtiler devamlı oluyorsa ve kendinizi hasta hissediyor, kilo veriyorsanız doktora gitmelisiniz.

İshal için yetişkinler birkaç günlüğüne reçetesiz ilaçları deneyip ishalin geçip geçmediğini gözlemleyebilir.

Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

Site Bülteni

Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin:

Online Kontör Yükle

Dini Bilgiler

Haber Portalı